18 Şubat 2013 Pazartesi

İtici Kızlar

     Öncelikle; kızların sıçtığını öğrendiği günden bu yana "kızlarda iticilik mi olur la? kız kızdır işte!" kafası yaşayan arkadaşların okumasını tavsiye etmiyorum şahsen. Onlara göre "nefes alsın yeter kanunu" var.
Fotosentez bile yeter!

  •      Güzel bir hemcinsini gördüğünde "o kadar makyajı ben de yapsam ben de o kadar güzel olurum!" diyen kız iticidir.
  •      Kurt Cobain, Slash, George Harrison, Don Henley gibi dev isimleri bilmediği halde "rockcıyım ben" diyerek gezen kız iticidir.
  •      Dedikodudan başka muhabbet bilmeyen kız iticidir.
  •      Çok ve boş konuşan kız iticidir.
  •      Çok gülen kız iticidir.
  •      Kendini dünya güzeli sanan kız hem iticidir hem kezbandır.
  •      Tayttan başka şey giymeyen kız iticidir.
  •      GEYİKLİ TAYT giyen kız double iticidir.
  •      Americano'nun nescafe olduğunu bilmeyen kız iticidir.
  •      Açlıktan nefesi koktuğu halde cool mekanda takılıp kendini cool sanan kız itidir.
  •      Cool olmaya çalışırken etrafa kısık gözlerle bakan ve soğuk konuşan bir geri zekalı olmayı başaran kız itici değildir harbi geri zekalıdır!
  •      Roman havası oynayan kız iticidir.
  •      Dans etmeyi bilmeyen kız iticidir.
  •      Club müziği, apaçi müzikleriyle karıştıran kız iticidir.
  •      Tesettür takana lafım yok fakat altına dar renkli pantolon veya tayt giyen kız iticiliği diye de bir şey var!
  •      Dışı namuslu içi orospu kız kezbandır.
  •      Kezbanlar iticidir.
  •      Bıyıklı kız iticidir. Sakallı veya favorili olanlar da öyle!
  •      Kolları kıllı kızlar double iticidir.
  •      Tek kaşlı kızlar martı sevenler derneğine üyedir.
  •      Converseden başka ayakkabı giymeyen kız iticidir.
  •      Gevşek konuşan kız kaşardır.
  •      Espriden anlamayan kız iticidir.
  •      Nasreddin Hoca ve Temel fıkralarına gülen kız da iticidir.
  •      Kollarında jilet, sigara, veya herhangi bir yara izi olan kız iticidir. Kapatma dövme diye bir şey var! DÖVMESİ OLAN KIZ SEKSİDİR!
  •      Seksi olmak için her boku yapıp bir erkek ona seksi olduğunu söyleyince tersleyen kız kezbandır.
  •      Kezbanların itici olduğunu söylemiştim.
  •      ATHENA SEVMEYEN KIZ NEFES BİLE ALMASIN!
  •      Feminist kız iticidir.
  •      Egoist kız iticidir.
  •      Minimalist kız minicik iticidir.
  •      Futbol sevmeyen kız iticidir. Futbol izlemeyen kız mı kaldı anasını satayım!

       ŞİMDİ NEDEN YALNIZ OLDUĞUMU DAHA İYİ ANLIYORUM. TEŞEKKÜRLER BLOGGER!

      (Aklıma geldikçe ekleme yapacağım arkadaşlar, sizin aklınızda da bir şeyler varsa ekleyebilirsiniz.)

     Saygılar. 

17 Şubat 2013 Pazar

Eğer Aşk Dedikleri Bok Bu İse, Yenmesini Tavsiye Etmiyorum!

     Sadece arkadaş olman gereken birine daha ileri hisler beslemek hiç doğru değil tabi ama böyle durumlarda beynimizle düşünemediğimizi hemen hemen çoğunuz biliyorsunuzdur. Bu sefer ki konum, 5 senelik arkadaşıma 3 senedir hissettiğim ve hergün biraz daha artmakta olan uygularım ve bu duyguların yaşattığı can sıkıntılarım.

     5 senedir öyle veya böyle beraberiz, bir çok anlaşmazlık oldu ve bu anlaşmazlıklardan ziyade başka konulardan da uzaklaşmak zorunda kaldık fakat ne olursa olsun tamamen silemedik birbirimizi. Hoşuma gitmiyorda değildi bu özelliğimiz... Onunlayken veya değilken hatta bir sevgilim varken bile her zaman aklımdaki tek isimdi, ve ben ona bu sene başına kadar hiç söylemedim, onu tamamen kaybetmekten korktum sanırım veya söylemeye cesaret edemedim hatta belki de platonik hoşuma gitmiştir bilemem ama söyleyemedim. -Söylediğimde ne değişti sanki!?- neyse, oraya geleceğiz.

     Birgün yılbaşından nefret edeceğim hiç aklıma gelmezdi, bu büyük salaklığı yapmasaydım tabii ki. Detaylı anlatabileceğim bir salaklık olmadığından buraya yazmayı düşünmüyorum. Benim düşüncem bu salaklıktan sonra tamamen biteceği yönündeydi. Ama olmadı. Her zaman söylediğim gibi; Tanrı her zaman pasta börek vermez, bazen malzemeleri verir ve senin yapmanı ister. Ben ise özetle bu malzemeleri elime yüzüme bulaştırmış mutfağın anasını bellemiştim. Neyse ki benden daha anlayışlı birinden bahsediyorum, her şeyi olmamış varsayabileceğimizi söylediğinde o kadar mutlu olmuştum ki bunu anlatacak kelimeleri bulamıyorum. Üstünden en fazla iki hafta geçtikten sonra olan hislerimi dile getirdim fakat arkadaş olarak daha iyi olduğumuzu, bana o gözle bakamadığını söyledi. Söyler tabi! Bütün geçmişimi bilen biri o! Ne bok yediğimi adı gibi biliyordu! Fakat bilmediği bir şey vardı. Söz konusu o olunca bambaşka biri oluyordum. Ben ki sevgilime bile sevgililer günü hediyesi almamış bir insanım, ama ona şakayla karışık küçük bir hediye aldım. Mutluluğu ile mutlu oldum. Zaman neyi gösterir bilemiyorum ama sanırım bundan sonra dinlenip dinlenip ona yürümeyi düşünüyorum sanırım. Eğer aşk dedikleri bok bu ise, yenmesini tavsiye etmediğimi söyleyebilirim.

     Uzun lafın kısası; İlk defa biriyle uzun süreli düşündüm ve bi boka yaramadı... Saygılar.

8 Şubat 2013 Cuma

Bana Müzik Demeyin!

     Müziği doğduğumdan beri severmişim. Annem ninni okurken uyumaz hep dinlermişim, böyle bi adam olacağım o günlerden belliymiş kısacası. 12-13 yaşlarımda müziği dinlemek yetersiz gelmeye başladı, artık bir şeyler yapmalıyım diye düşünüp ucundan köşesinden bu işle uğraşmaya başladım.

     14 yaşımda ilk gitarıma sahip oldum, sonra aradığım şeyin gitar olmadığını farkedince 16 yaşımda amatör olarak evde dj'likle uğraşmaya başladım. Kısa zaman sonra bayağı yol ilerlediğimi görünce 17 yaşımda bir kaç barda dj'lik yapmaya başladım (virtual dj ve dj console eşliğinde).

     Rock müziğe olan ilgim daha ağır basıyordu, az bi süre bile olsa elime gitar almışlığım var düşüncesiyle bas gitar öğrenmeye karar verip bir yandan da alternatif müzik yapmak istememle tekrar bi gitar almaya karar vermiştim, sonra -sözde- grubumuz sesimin güzel olduğunu (?) söyleyip beni solist yapmaya karar verdiler ve çalışmalara başlandı 5 ay sonra ilk konser verildi ve layığıyla sıçıldı. Konserin yarısında sahnenin üstünde değilde altında hatta yerin dibinde olduğumu hissetmeye başladım. İlk konserden sonra grup dağıldı ve rock müziğe küstüm, tekrar dj'lik yapmaya başladım.

     Bateriye olan tutkunluğum Athena grubunu ilk gördüğümde yaklaşık 11 yaşlarımda başladı. Burak Gürpınar bir harikaydı. Gözümdeki tek idol, tek harika insan, hatta süper kahramandı. Bunları hatırlayıp son zamanlarda bateriye geçmeye karar verdim, bu sefer ki grup çok daha iyiydi. Yapabilirdik! -En azından öyle düşünüyordum, ve bu bile iyi hissettiriyordu.-

     Fazla uğraş vermeden ritim atabilmiş tek eksiğim ataklar kalmıştı. Her şey gayet iyi gidiyordu. Nasıl sıçabilirdik ki? Sıçamazdık! Sıçmamalıydık! Sıçmayacaktıkta zaten. Tabii ben bir kaç salaklık yapıp diğer grup elemanlarının güvenini kırmasaydım. Gruptan siktir edilmeyi haketmedim değil hakettim. Fazlasıyla hakettim. Bu müziğe olan ikinci küsüşüm ve sanırım bu sefer her şey tamamen bitti. İyi bir dinleyici olmak uğraşıp eline yüzüne bulaştırmaktan iyidir.

     İşte bu yüzden bir daha bana asla MÜZİK DEMEYİN!

4 Şubat 2013 Pazartesi

Uzun İlişkiler Beni Boğuyor Usta!

      Belki ciddi bir yardıma ihtiyacım olduğunu düşünebilirsiniz fakat uzun ilişkiler ciddi anlamda sıkıntı yaratıyor. Yani ben öyle düşünüyorum. Bir şey yaparken birine haber vermek, her şeyin hesabını vermek, her dakika nerde olduğunu bildirmek falan çok saçma geliyor. Görüşme dediği kişilerle görüşmemek, yapma dediği şeyleri yapmamak... Ben böyle mutluyum belki?! Sen yokken ben böyle yaşıyordum ve mutluydum! Bunları hiç düşündün mü? Tabii ki hayır. Ve geçmiş karşıma "beni hiç anlamıyorsun" diyebiliyorsun! Pardon ama anlamak istemeyen sensin, sizsiniz, tüm kızlar! Birini "o" yapan özelliklerinden vazgeçirmekten halen bıkmadınız mı? Ciddi anlamda soruyorum bu soruyu. Halen usanmadınız mı kısıtlamaktan? Sözümü geçiririm havalarından ve daha fazlasından?

      Dünyan'nın sizin etrafınızda dönmediğini, Dünya güzeli olmadığınız, sadece kısa süreli ilişkilerde daha çekici olduğunu farketmeniz için ne yapmamız gerekiyor?

      Şu an bu yazıyı yazarken ne kadar sinirli olduğumu belli edememem çok kötü...

      Ya aslında bu sinirin sebebini anlatmak gerekirse bugün bir hatunla konuşuyorduk, aşktan meşkten söz etmeye başladı bu salak. İnanmadığımı, kısa süreli ilişkileri daha sağlıklı bulduğumu, evliliğe karşı fakat aynı evde yaşamanın bir sorun yaratmayacağını söyleyince de sanki adam öldürmüşüm gibi sorgulamaya başladı. Yok hiç aşık olmamışım, yok aşk ne bilmezmişim, yok inşallah tatmazmışım, acısını çekmezmişim falan bi dünya hikaye... Lan gerizekalı zaten olduğunu söylemedim, aşka inanmadığımı söyledim! Vermeyeceksen neden tribe girip sinir ediyorsun adamı?! vermeyeceksen siktir git değil mi? Bence öyle.

      Neyse canlarım siktirik bi konudan zamanınızı çaldım kusura bakmayın, kalın sağlıcakla.

Kızları dudaklarından erkekleri hiçbir yerinden öptüm.