Yine o standart gecelerden birindeyim. Fonda Emel Müftüoğlu'nun 92 yapımı olan Kal Benimle adlı şarkısı çalıyor, elimde yeni yakmış olduğum sigaram ve aklımda yine bir türlü çıkmak bilmeyen gülüşün var... Yani her şey olması gerektiği gibi.
-Hazal - Elden Yar Olmaz (1995)-
Nasıl anlatmalıyım, nereden başlamalıyım inan ben bile bilmiyorum. Her zaman ki gibi yapalım istersen. Doğaçlama yazayım, parmaklarımın yorulduğu yerde bırakırım, sen başla dediğinde devamını sana anlatayım.
Durgun ve temiz bir denize benzetiyorum seni. Sakladığı dalgaları sahile vurmanın zamanını bekleyen, martıların sesine o taptaze berrak kokusunu ekleyen, en derin noktadan baktığında bile net bir şekilde dibinin görülebildiği bir deniz... Gülüşün neden hiç çıkmıyor aklımdan biliyor musun? Çünkü hiçbir zaman diğer herkes gibi sahte gülümseme sergilemiyorsun. İçten, sıcak ve bi o kadar sevimli. Hani derler ya ilk görüşte aşık oldum diye, hiçbir zaman inanmazdım buna. Hatta aşka! Ama sanırım gülümsemene aşığım... Bir şeyi daha doğrusu bir kimseyi bu kadar isteyeceğim, her şarkının onu hatırlatacağı, onu düşünürken gülümseyeceğim bir kişinin olacağını hiç sanmıyordum. Düşünmüyordum.
-Sibel Sezal - Gece Ay Şahit (1995)-
Ama hayat işte be değerlimiz, hiç olmadık an da hiç olmadık şeyler yaşatıyor insana. Önüne bir senaryo koyuluyor ve OYNA deniyor. Hazır olup olmadığını hiç sormuyorlar bu senaryo verilirken. Açıkcası ben hiç hazır değildim bu senaryoyu oynamaya, daha önce hiç çalışmamıştım rolümü, hiç bilmiyordum ben bu filmi, daha önce hiç izlememiştim. Zaten rasgele gelmiştim bu sete ve oyuncu olarak anıldım. Aslında çok yabancıyım buraya... Belki e bu yüzden ne yapacağımı ve nasıl davranacağımı bilmiyorum. Sezemiyorum. İlk defa başarısızlık yaşıyorum. İsteğimi elde edemiyorum, elde etmekte güçlük çekiyorum... Ama birazda iyi oluyor be değerlimiz, insan bir şeyi çabuk elde ederse bir o kadarda çabuk bıkarmış. Senden hiçbir zaman bıkmayacağım sanırım. Zaten bıkarsam kendi cezamı kendim veririm değerlimiz, seni yormam. Şu an ikinci sigaramdan ikinci dumanı çekip söndürüyorum, ilkini yakarken ikinciyi söndürürken çekmenin vermiş olduğu mutluluğu ilk kez tadıyorum. Çünkü bu zaman içinde ben yine seni düşündüm...
-Bir sigara daha yakıp şarkımı tazeliyorum; Göksel - Gönüllü Yazıldım (1996)-
Uzun zamandır nostalji yapmadığı farkettim, hep güncel saçma sapan şarkılar... Aslında yaptığım çoğu şey saçma gelmeye başladı seni tanıdığımdan beri. Müzikle iç içe olmak cidden çok güzel bir şey fakat artık müzik düşünmez, düşünemez oldum. Zaten o son geceden sonra alkolde almaz oldum. Aslında sayende biraz adam oldum. Keşke daha önce çıksaydın karşıma, daha erken başlasaydım seni sevmeye, seni istemeye... Aslında ben hep zaman öldürüyormuşum, zamanla birlikte birazda kendimden pay biçiyormuşum, hergün biraz biraz kendimi öldürüyormuşum...
İyi ki varsın değerlimiz, iyi ki tanımışım seni. Güzel bir şey olmasada, hergünü sırf bu yüzden uykusuz geçirsemde iyi ki seni düşünüyorum, iyi ki hiç çıkmıyorsun aklımdan...
-Sağanak - Sensiz (1996)-
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder